
Sene 1995, aylardan Mart…
Türk askeri her türlü demokratik zorluÄŸa raÄŸmen, Irak’ın kuzeyine bir harekat düzenledi. Tamı tamına 35000 asker bu harekata katıldı.
Harekatta ayrıca 10000′e yakın korucu askerlerimizle birlikte görev aldı. Åžu anda tartışılan ve kaldırılması gündemde olan, askerlerimizle
omuz omuza çatışmaya giren korucular onlarca şehit verdi o harekatta.
Çelik-1 harekatı Türkiye’nin en farklı harekatlarından birisiydi. Neden diye soracak olursanız, bu harekat baÅŸbakan emriyle deÄŸil
“baÅŸbakandan gizli” baÅŸlatıldı. Hatta “Apo elimizin altında ÅŸu anda istesek alabiliriz” bile dedi sayın baÅŸbakanımız ve ilk defa bir baÅŸbakan gizli yürütülen
operasyon hakkında en gizli bilgiyi medyayla paylaÅŸtı. Apo’ya fısıldayarak “kaç seni yakalayacaklar” dedi. Ayrıca harekat o zamanki harekat komutanı Osman PamukoÄŸlu’nun
anlamadığı ÅŸekilde pkk’nın komuta bölgesi olan alan çevrildiÄŸi sırada “baÅŸbakanımızın baskılarıyla” askerler geri çektirildi. O zamanki baÅŸbakanımız çift pasaportluydu.
Bilin bakalım vatandaşı olduğu ikinci ülke hangisiydi?
Amerikalı abilerimiz “böyle bir harekat düzenlerseniz ülkeniz çok karışır bizden söylemesi” dediler. SaÄŸolsunlar bizi çok düşündüklerini
birkez daha gösterdiler ama hiçte öyle olmadı. 64 askerimiz şehit oldu o harekatta. Buna karşın 700 civarında pkklı öldürüldü.
Uzun zamandır ülkemizin bir harekat yapması gündemdeydi. Hatta, harekatı “amerikalı abilerimizle” sürdürüyorduk ve bilgi alışveriÅŸi yaptık.
İnsansız uçaklar, 2-3tane ve 5 kişiden fazla kimsenin olmadığı mağaraları gösterdi. Gittik bombaladık geldik. Böylelikle terör sorunu bitti
mi? yada azaldı mı? veya şöyle düşünelim, terör sorunu 20kişiyi öldürünce darbe mi alır yoksa bu, terörü güçlendirir mi?

Amerika’nın saldırmayın yardımcı olacağız dediÄŸi topraklardaki insanlar “teslim olma” adı altında ülkemizde siyaset yapmaya baÅŸladı. 20-30
kiÅŸilik toplantılarda “onur” konuÄŸu olarak bulunuyorlar. Ayrıca binlerce kiÅŸinin katıldığı mitinglerde “ileride kazanacağımız hakların ufak
bir örneÄŸi” olarak sunuluyorlar. Kısacası pkkyı yok etmek isterken, Irak’ın kuzeyinde baÅŸbakanımızın kendi elleriyle büyüttüğü bir güç doÄŸdu.
Bugün amerika bizden yine birÅŸey istedi, bize birÅŸey yapmış gibi. 30000 askerimizin Afganistan’da “amerikalı kardeÅŸleriyle omuz omuza” savaÅŸmasını istedi.
Sınırımızın bile bulunmadığı bu ülkeye tamı tamına 30000 asker yollamamızı istedi. Bizimkiler de tamam olabilir neden olmasın dedi. 30000 askeri hiçbir çıkarımızın
olmayacağı kırmızı çizgilerimizle hiçbir baÄŸlantısının olmadığı bir yere göndermeye “düşünebiliriz” dediler!
Madem bizim bu kadar “ateÅŸe atacak” askerimiz var. Madem harekat için askerlerimiz hazır bekliyor. Neden Irak’ın kuzeyine deÄŸil de Afganistan’a harekat yapıyoruz? Neden pkk’nın kökünü kazımak için deÄŸil de
diplomatik iliÅŸkiler için canlarımızı pazarlık masasına yatırıyoruz? Madem baÅŸbakanımız gözyaşına son diyor, neden “ANALARIN BİR HİÇ UÄžRUNA AÄžLAMASINA” göz yumuyoruz?
DoÄŸuhan MERAL


zaten önemli olan bu ülkenin çıkarları ya da kırmızı çizgileri deÄŸil. Artık uÅŸaklık öyle bir zihniyete bürünmüş ki, Amerika’nın emretmesine gerek yok, rica etseler biz el pençe divan. Önemli olan Amerika’nın çok kıymetli kırmızı çizgileri. HoÅŸ, tüm dünyaya göz diktikleri için (hatta bütün evrene göz diktiler, marsa oteller falan konuÅŸuluyo) öyle bir çizgi de yok onlar için, her yer serbest bölge…