E-net Güncel Turk Mizah

Hayat Şirketi

Tarih: 21 Şubat 2010 Kategori: Başak Hilal, Köşe Yazıları, Manşet.

ihlamur

Bugün, kendiniz için yemek-içmek dışında ne yaptınız? Gülümsediniz mi? Tanımadığınız birine yardım etmenin, teşekkür etmenin huzurunu tattınız mı? Gökyüzüyle yeryüzü arasında minicik bir nokta olduğunuzun farkına varıp, böbürlenmekten vazgeçtiniz mi?   Hayır mı?  O zaman, üzülerek söylemeliyim ki bugünü boşa harcamışsınız…

Şu dünyada sadece kendimiz için yaşarsak,  neye yarar ki alıp verdiğimiz nefes ? Şöyle düşünelim:  Hayat düzeni içinde herkes bizim için bir şeyler yapıyor. Farkında olmasalar bile… Örneğin, biz bir yerden bir yere ulaşalım diye bir taksici yola koyuluyor. Tahmin etmediğimiz bir anda onu görüp çeviriyoruz.  Yolda aniden susayabiliriz diye, küçücük bir büfenin içinde bütün gün oturan biri, bizim için sıcacık yatağını terk ediyor sabahları… Bizler de gün içerisinde, farkında olmadan hiç tanımadığımız insanların hayatında rol alıyoruz. Sistem böylesine düzgün işlerken iç dünyamızda yarattığımız bencillikle neye isyan ediyoruz… ? Ya da neye yarıyor, içimizdeki duyguları dondurmaktan başka…?

Hiç bir şey yolunda gitmiyor… Adaletsizlik her yerde… Evet… Hassas davranmaya çalıştığımız her an, bir darbeye hedef oluyoruz. İyi düşünmeye karar verdiğimiz her an, pişman ediliyoruz. Mutlaka bir engel çıkıyor… Elde ettiklerimizi elimizden almak için hep pusuda bekleyen bir düşman var sanki… Kıymet verip, el üstünde tuttuğunuz şeyler, bir bakıyorsunuz bir başkası tarafından hırpalanıyor. Engel olamıyoruz  bu adaletsizliğe…  Sadece başka anlamlar çıkarabilmek için zorluyoruz zihnimizi…

“Üzüntü kalkanı” diye bir şey var içimizde. Tehlikeyi hissettiği anda bahane üreten bir makine bu… Günü kurtarmamızı sağlayan sadık bir dost kendisi. Bu da sistemimizin bir parçası…

hayat-sirketi

Hayatımızı bir şirket varsayacak olursak, yaşamak da bir ekip işi olmaz mı? Şirkete gelen giden herkese iyi davranmak, dışardan görünüşümüze dikkat etmek, şirket içindekilerle doğru ilişkiler kurmak, sistemli çalışmak şirketin batmaması için ön koşullarımız… Bunları sağladıktan sonra, kâr etmek için çalışmak gerek tabii… Gelmiş, geçmiş hesapları kontrol altında tutmak, harcamalara dikkat etmek, gelecek için sağlam projeler oluşturmak vs… Şirketin kazançlı olması için, doğru hedefle doğru hedef kitleye hitap etmek de şart… Ve iyi bir slogan da bulduk mu hayat bize güzel işte! Şöyle güçlü, heyecan yaratıcı bir şey!

Hayatı, bir şirket olarak ele aldığımızda yaşadığımız sistemde bir amacımız olduğunu da fark edebiliriz: Sevmek, gülümsemek ve yaşamak… Gün doldururcasına değil, zaman yetmeyecekmiş gibi dolu dolu, hissede hissede yaşamak… Her yeniliğe açık, her darbeye dirençli ve her yeni güne hevesli bir hayat yaşamak…

Bir de güzel bir alıntı size;

Her gün bir yere konmak ne güzel,
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.

Dünle beraber gitti cancağızım;
Ne kadar söz varsa düne ait…
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
(Mevlana)

Başak Hilal


2 Yorum “Hayat Şirketi”

  1. emel saraç diyor ki:

    gün doldururcasına değil, yetmeyecekmişcesine yaşamaya varıııım ben :)

  2. Başak Hilal diyor ki:

    sana da bu yakışırrr canımm beniimmmm :D özledim…

Yorumlar