Korkma Cesaretli Ol Kesinlikle Domuz Gribine Yakalanmazsın
Bir hafta boyunca hastalıktan kırılıp, hayatımın bu süre zarfında sadece dört duvar arasında kalmaktan ibaret oldugunu söylersem, bu benim için büyük bir bunalım demektir. Bundan film izleyerek ve uyuyarak kurtulmaya çalışssam da, o bir hafta boyunca artık dışarı çıkmanın benim için ne kadar önemli oldugunu anlıyorum. Gerçi kendinle yalnız kalmak bazı şeyleri iyice düşünmene yol açıyor. Hayat koşuşturmacasından kendine söyleyemeyip kaçtığın o şeylerle -mesela bir tanesi ikinci yazımın neden face’te beğeni toplamaması sorunu:D:D:D- yüzleşiyorsun. Ama ben yılmayarak devam edeceğim ve belki de bu yazıyı okuyanlar “tamam, kız artık yazılarını batırmaya başladı” diye düşünebilir “hastalık hiç iyi gelmemiş de” diyebilir. Ee biraz da güncel konulardan bahsedelim diyorum.
İyice düşünmeme yol acan diger bir konuya gelirsek , gündemden düşmeyen ee haliyle sitemizin gündemini oluşturan domuz giribi..
Bu domuz gribi kafamı baya bir kurcaladı, kurcaladı, kurcaladı, kurcaladı ve hastaneye giderken domuz gribi korkusuyla giden ben bundan da nasibimi aldım. Doktor, “domuz gribi olabilirsin ama olmayabilirsin de ama biz önlem almalıyız” deyince “evet, kim bir şeyden çok korkarsa başına geliyormuş” dedim gerçekten. Aslında tam öle demedim resmen küfrettim diyedebiliriz. Yani insanları öpmeyip domuz giribi var diyen, otobüste tutucak yerleri tutmamaya özen gösterip düşme tehlikesi geçiren, hatta mümkünse otobüse binmeyen ,yanımda hijyenik jeller bulunduran deli gibi, okula geldiğimde de derslerde eksik etmediğim jelleri bol bol dağıtan, ikram eden ,insanların dalga geçmelerine aldırış etmeyen benimdir.Hatta otobüsün çok havasız oldugunu söleyip şoföre camları açtıran, sonra bir güzel o bir saatlik yolculuğumda otobüs şoförü amcamdan hınca hınç dolu o otobüste en önde teke tek muhabbet eden benimdir.Muhabbette ilgiçtir ki, bana “korkma, cesaretli ol, korkarsan sen olursun domuz gribi. Olsam ben olurdum, otobüsler her salı ve perşembe dezenfekte ediliyor, tertemiz.” diyen amcamız ,nereli olduğumdan girip bana baya bir hayat dersi verse de, hastalık gelip beni buldu ama bulur yani. Giderim yukarda otururum güzel bir yere yanıma gelir oturur öhö öhö öksüren yaşlı bir teyze, gidene kadar “teyzecim hastaysan otur evinde” diyesim geldi ,bir sinirlendim ki sorma gitsin. Kadın sonra hissetti mi nedir, offlamalarımı duydu artık bilmiyorum yer değiştirdi ya da tam derim ki kursta gördüm çaprazda kadın öksürüyor ,aman bana uzak ohh derim…Derse girerim çekerim sandalye bir otururum güzelce kafamı bir döndürürüm hastalıklı kadın yanımda, bir de hoca üstüne üstlük bizi grup yapmış haydi speaking kadın bir güzel yüzüme üfleye ,öksüre, burnunu çeke çeke konusur benle. Gerçi ben bu hastalığımı fazla abarttığım için boğazım şiştigi gibi evhamlanıp doktora gittiğimden ilaçları da bir güzel aldım. Öyle bir olmuşum ki baktım bütün domuz giribi vakalarından tutun belirtilerine ,nasıl bulaştıgına ,yok efendim nası mutasyon geçiyormuş da, mutasyon ,geçirenlerde mi yoksa yeni geçenlerde mi oluyormuş diye baya bir araştırma yaptım derinden. Sonra dedim ben domuz girbi değilim aslında yahu.Sebeplerimde var diyorum ince giyinmiştim ,soğuk içtim ,üşüdüm diyorum.Sonra diyorum domuz gribi geçirmiş say kendini işte ya bağısıklık kazandın iyi işte aşıya gerek kalmadı.İşte gel gör ki bir diğer sorun da burda başlıyor. Doktorcum bana domuz giribisin demedi, eee domuz gribi değilsin de demedi ,ee ben aşı olacak mıyım, olmayacak mıyım?Ben sıramı savdım diye düşünüyorum. Kimse de aşı yaptırma taraftarı olmayınca bizi güzel günler bekliyor, tabe Başbakan Erdoğan’ın lafı ne çok dinleniyormuş diyesim geldi birden.Tabi ki hemen o dedi diye mi kardeşim diyebilirsiniz haklısınız.Şimdi Erdoğan da aşı olsa, millet aşı aşı diyecek, aşı yok diye insanlar devlete yüklenecek ,kaos çıkıcak. Adamcağız o yüzden olmuyordur diye bir fikir yürüttük kendi çapımızda.Sayın Başbakanımız ülkeyi düşünüyor.
Neyse fazla uzatmadan siyasetle olan ilişkimi kurup yazımı öyle sonladırayım dedim. Herkese iyi bayramlar.
Ecem KESKİN

