E-net Güncel Turk Mizah

Yine mi Güzeliz Yine mi Çiçek…

Tarih: 22 Mart 2010 Kategori: Başak Hilal, Köşe Yazıları, Manşet.

Çiçek ve Sevgi

Yaşadığımız her günün gizli bir anahtarı vardır aslında… Kimi zaman o anahtarı kullanıp açarız yeniliklerin kapısını, kimi zamansa başka bir gün kullanmak üzere saklı tutarız içimizde… Bunun yanında bazı şeyler de vardır ki, tutku yaratır duygularımızda… Anahtara ihtiyaç duymayız kapıyı açmak için… Zaman kaybetmek istemez, tekmeyi vurup gireriz içeri… Girişimiz ne şekilde olursa olsun, içeride kendimizi bulur ve tutkunun da huzur verebileceğini anlarız…Tutku, önce çelişki yaratır. Sonra, akıl ve kalp savaşmaya başlar. En sonunda kim galip gelirse onun zaferinin coşkusu yaşanır dünyamızda…

Her ne olursa olsun, insan vardığı sonuca kendi kararlarıyla ulaşmışsa ne kalbinden ne de mantığından bir şey kaybeder. “Neden yapıyorum? Çünkü, öyle istiyorum” mantığıyla hareket edince, olası hataları hazmetmek de kolaylaşır. Başkası için olmadığı sürece, kendi çelişkilerini yenmenin kime ne zararı olabilir ki? Gitmek isteyince, gitsem mi gitmesem mi düşüncelerinin içinde kaybolmaktansa ya git ya da gitme işte… En azından kendi kararımızın arkasında durup, kendi hatalarımızla yüzleşebilmemiz gerekir… Kendi kararlarımızla elde ettiğimiz başarıları sahiplenirken iyi de, başarısızlıkları görmezden gelmek niye? Hepsi yaşamanın gereği değil mi…? Hepsi sevgiye, akla, yaşama kattığımız artılar aslında… İyisiyle, kötüsüyle verdiğimiz her karar bize ait… Yoksa kendini yargıla, başkalarını yargıla nereye kadar? Yanlışlardan korkmamak bizim elimizde… Acı, bizim elimizde olmayan şeyler için yaşandığında aşılması çok güç, evet… Fakat acı çekme ihtimali bütün adımlarının önünü keserse, acı çekmemeyi öğrenemez ki insan… Oysa, acıların altında ezilmek sanıldığı kadar da kötü değil… Bir çiçeği dalındayken kokladığınız zaman kokusu sizi mest edebilir. Fakat fark ettiniz mi çiçekler, bitkiler, daha çok koku bırakırlar ezildiklerinde… Dalındaki gibi estetik durmasa da kokusu daha yoğun olur ezilen çiçeklerin… Ve her çiçek inatla her bahar tomurcuklanır yeniden! İnsanlar da zorda kaldıkça hayatın neresinden zevk alabileceklerini görme olanağı bulurlar…Narin bir çiçekten ne farkı var ki duygularımızın… Çoğu zaman daha sert görünmemizin nedeni de aslında öyle olmamamız değil midir?

Ucurumun Kenarında AşkAnlamak lazım… Anlamayı istemek lazım…
Her insan hoyratça ezilmiştir kötülüklerin altında…Acının mis kokusunu bırakmıştır geçmişinin odalarında…Buna rağmen her bahar, en güzel renklerle yeniden hevesle açmak isteriz çiçeklerimizi… Yenilenen hayatın kucağına doğru…Biraz koklanmak, biraz hırpalanmak, biraz da kendi halimizde sonbahara ulaşmak için… Kokumuz fark edilsin isteriz… Neden bir papatyayken gül gibi kokmadığımızın nedenleri bilinsin isteriz…
Hikayemizi bize bakarak okuyacak kişiler tarafından sevilmek isteriz… Baktığını gören, istediğini bilen birine teslim olmayı bekleriz…

Bu döngü böylece sürer gider… Herkes kendince kazanır, kaybeder… Ne olursa olsun her insan mutlu olmak ister… Gülümsemek ister… Fakat sadece hayatına, kararlarına, hatalarına sahip çıkabilen insanlar bunu başarır!… İçten gülümseyebilen insanlar işte onlardır… Bu yüzden gülümseyebilene karşılık vermek, gülümseyemeyeni anlamak gerekir…

Başak Hilal


Yorumlar